“Personellerin erkek olması sebebiyle kadın ve LGBTİ+’ların ihtiyaçlarını dile getiremediği gözlemlenmiştir”

Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu; Diyarbakır’da kurulan kadın, çocuk ve LGBTİ+ ağlarının deprem sonrası toplanma alanları ile ilgili raporunu yayınladı.

Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu; Diyarbakır’da kurulan kadın, çocuk ve LGBTİ+ ağlarının deprem sonrası toplanma alanlarında tespit ettiği sorunları ve çözüm önerilerini yayınladı:

“1) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; duş ve lavaboların toplu kullanılması ve hijyen ürünlerine ulaşılamaması sebebiyle salgın hastalıkların oluşma ihtimali olduğu ayrıca yaşam alanlarının dar ve iç içe olmasının mahremiyeti ihlal ettiği gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin sağlıklı çevrede yaşam hakkının gereğini yetirerek mahrem alanlar oluşturması, hijyen kitlerini temin etmesi, ortak kullanım alanlarının düzenli olarak temizliğini sağlaması gerekmektedir.

2) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; uyuz gibi salgın hastalıkların görüldüğü, tedavi ve ilaca erişimin kısıtlı olduğu, personellerin erkek olması sebebiyle kadın ve LGBTİ+ bireylerin ihtiyaçlarını dile getiremediği gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin sağlığa erişim hakkının gereğini yerine getirerek alanda çalışan bütün görevliler belirlenirken toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi doğrultusunda hareket etmesi, ilaç ve tedaviye erişimi kolaylaştırması gerekmektedir.

3) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; kaygı ve belirsizliğin artması sebebiyle şiddetin her türünün yaygınlaştığı, saha görevlilerinin şiddetin doğrudan uygulayıcısı olduğu veya şiddete karşı koruyucu ve önleyici tedbirleri almadığı ve bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için saha görevlilerinin yükümlülüklerini yerine getirerek şiddete karşı koruyucu ve önleyici tedbirleri alması, şiddet mağdurunun veya şiddete şahit olanların ise ALO 183 ASHB ve 112 Çağrı Merkezine bildirimde bulunması gerekmektedir.

4) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; Akut dönemlerde hayatta kalan, temel hak ve ihtiyaçları göz ardı edilen çocukların oyun hakkının da ihlal edildiği gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin; toplanma alanlarını çocukların ihtiyaç ve gereksinimlerini gözeterek çocuk dostu ortamlar olacak şekilde düzenlemesi ve alandaki tüm çocukları kapsayacak nitelik ve nicelikte Çocuk Oyun Çadırları kurması gerekmektedir.

5) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; barınma alanlarının yetersiz olduğu, toplumsal cinsiyet dengesinin gözetilmediği, bekar kadın ve yalnız annelerin çadır taleplerinin reddedildiği gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için barınma hakkının gereği yerine getirilerek toplumsal cinsiyet dengesinin gözetilmesi, ayrım yapılmadan çadır, konteynır vb. barınma alanlarının temin edilmesi ve herhangi bir ihlal durumunda ALO 183 ASHB veya 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak ihlalin giderilmesi gerekmektedir.

6) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; akut dönemde hayatta kalanlara karşı nefret ve ırkçı söylemlerde bulunulduğu, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği ve ayrıca bazı saha görevlilerinin de bu ihlalleri gerçekleştirdiği gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin; herkesin biricik olduğu bilinciyle hareket etmesi, farklı ihtiyaçları gözetmesi, nefret dilinden vazgeçmesi ve her türlü ayrımcılığı önlemesi gerekmektedir.

7) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; açık alanlarda elektrik kablolarının alçak olduğu, çadırların bulunduğu alanlarda su baskını tehlikesi olduğu, çadırların çamurlu alanlara kurulması nedeniyle sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşmadığı, alanda barınanlar için tehlikeli olduğu gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakkının gereğini yerine getirerek toplanma ve barınma alanlarında gerekli tedbirleri alması, olası bir tehlikeye karşı uygun tahliye koşullarının sağlanması için planlama yapması gerekmektedir.

8) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; hırsızlık, çocuk kaçırma, arbede ve izdihamların yaşandığı, ancak bu olaylara müdahale edilmediği, barınma alanlarına girişlerin denetimsiz olduğu gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin güvenlik hakkının gereğini yerine getirerek alanlara girişlerde denetimin sağlanması, yaşanabilecek istenmeyen olaylara karşı saha görevlileri tarafından önleyici tedbirlerin alınması ve olası durumlara müdahale edebilecek alternatif mekanizmaların oluşturulması konusunda acil planlama yapması gerekmektedir.

9) Deprem sonrası Toplanma Alanlarında yaptığımız saha çalışmalarında; sosyo-ekonomik ve etnik açıdan farklılaşan grupların farklı koşullar altında barındığı, ekonomik açıdan yoksunluk yaşayan gruplar ile mültecilerin daha ağır koşullar altında olduğu ve kötü muameleye maruz kaldığı gözlemlenmiştir.

Bu sorunların çözümü için yetkililerin insanlık onuruna yakışır tedbirleri alması, ayrımcılık yasağının gereğini yerine getirerek barınma alanlarındaki koşulları iyileştirmesi ve bunu her alanda eşit ve kolay erişilebilir nitelikte gerçekleştirmesi gerekmektedir.”

Ağlar aynı zamanda toplanma alanlarında gerçekleşen her türlü ihlal durumunda; Alo 183, Alo 112, Baroların Adli Yardım Birimleri, sahada görevli sivil toplum örgütleri ve toplanma alanlarındaki kolluk ve yetkili birimlere başvurulabileceğini yazdı.

https://kaosgl.org/haber/personellerin-erkek-olmasi-sebebiyle-kadin-ve-lgbti-larin-ihtiyaclarini-dile-getiremedigi-gozlemlenmistir