a

Homofobik nefret söyleminin Ekim ayı sosyal medya seyri

LGBTİ+’ların hak hukuk hürriyet ve eşitlik taleplerini hedef alan nefret siyaseti kamu temsilcilerinin katılımı ve medya aracılığıyla Ekim ayında devam etti.

Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ekim ayı boyunca LGBTİ+ karşıtı söylemini sürdürürken, “FETÖ PKK DHKP-C LGBT” diye saymaya devam etti.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ekim ayı boyunca “sapkın” söylemini tekrar etti.

AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Mazlum-Der Kayseri Şube Başkanı’nın LGBTİ+ karşıtı nefret söylemi sarf etmesine seyirci kaldı.

Aile ve Soysal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise LGBTİ+ karşıtı ayrımcı dil ve nefret söyleminin doğrudan üreticisi oldu.

Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Memur-Sen Ekim ayında gene LGBTİ+’lara yönelik kurumsal ayrımcılık ve nefret suçlarını savundu ve ayrımcılık çağrısı yapan homofobik nefret söylemi saçmanın serbest olmasını istedi.

LGTBİ+’lara karşı kurumsal ayrımcılık ve nefret suçu çağrısı yapan nefret mitingleri, AKP’li Belediye Başkanı ve Milletvekili katılımıyla, Ekim ayında Urfa, Konya ve Ankara ile devam etti.

LGBTİ+’lara karşı nefret siyasetini sahiplenen medyadan Yeni Şafak, Aydınlık ve Millî Gazete homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem doğrudan üreticisi olmayı Ekim ayında da sürdürdü.

Homofobik ve Transfobik Nefret Söyleminin Ekim Ayı İnternet Seyrine sosyal medya ve internet ortamlarına yansımış ayrımcı nefret ifadeleri ile doğrudan üreten, yayan ve teşvik eden medya organlarından LGBTİ+’lara yönelik cinsiyetçi, transfobik ve homofobik nefret söylemlerini derledik.

Medya çalışmaları kapsamında sosyal medya mecrası ile internet medyasını izleyen Kaos GL, internet yayıncılığında dikkat çeken, sosyal medya ortamlarında öne çıkan Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks (LGBTİ+) odaklı homofobik ve transfobik nefret söylemi üreten ve yayan haberler ile mesajların takibini yaparak kaydını tutuyor. Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi ile LGBTİ+ varoluşlara yönelik ayrımcı yaklaşım, nefret söylemi üreten, yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren ifadeler içeren haber ve yorumları aylık dosyalarla raporluyor.

İçişleri Bakanı, Ekim ayında da FETÖ PKK DHKP-C “LGBT” diye saymaya devam etti

Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, LGBTİ+ karşıtı söylemini Ekim ayında da sürdürdü.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AKP Giresun İl Başkanlığınca düzenlenen toplantıda, muhalefete yönelik eleştiri kapsamında sözü gene “LGBT”ye getirdi: “Gerçi ana muhalefet partisi belediyeleri aldı… Gerçi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yükü ağır değil mi? Hakikaten ağır. FETÖ… PKK… DHKP-C… Büyükelçiler… Bütün bunları anladım da LGBT’nin de sözcülüğünü yapacaksın. Yükü ağır, hakikaten yükü ağır.”

İçişleri Bakanı bu kez, AKP Lice İlçe Başkanlığının önünde vatandaşlara hitap ediyor: “Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, LGBT’ci çıktı. Ya bir sor bakalım etrafına. Ben buna sapıklık diyorum.”

Cumhurbaşkanı’nın “Türkiye Yüzyılı”nda LGBTİ+ yurttaşlara yer yok

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekim ayında açıkladığı “Türkiye Yüzyılı”nda LGBTİ+ yurttaşlara yer yok.

Erdoğan, “AK Parti “Türkiye Yüzyılı” Tanıtım Toplantısı”ndaki konuşmasında “sapkın” ifadesini tekrar etti. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı, “aile kurumumuzu sapkın akımların tehdidinden koruyacak bir anayasa değişikliği” sözlerini yineledi. Cumhurbaşkanı, ardından, “güven, huzur, özgürlük ve kardeşlik iklimi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, “sapkın akımlar” söylemini, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı ile Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni’nde de tekrar etti.

Cumhurbaşkanı, Prag’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu toplantısının ardından yurda dönüşü sırasında uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “konu” gene “başörtüsü” ile “LGBT”ye geldi. Türkiye Gazetesi, “Ailenin tarifi yeniden yapılacak” başlığı altında, AKP’nin, “LGBT’ye karşı tedbir” alacağını yazdı.

Malatya’da, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Sektör Temsilcileri Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Her birey birinci sınıf vatandaşımızdır. Bize oy versin veya vermesin 85 milyonun tamamını sosyal veya siyasi rengine bakmadan kucaklamanın gayreti içerisinde olduk” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı, sözü gene “LGBT”ye getirdi: “Güçlü bir ailede LGBT diye bir şey olabilir mi? Olamaz.”

Ekim ayında İlçe Müftüleri İstişare Toplantısı’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “güçlü aile, güçlü millet” söylemiyle LGBTİ+’ların eşit hak taleplerini Meksika’daki gelişme üzerinden hedef aldı ve “sapkın ilişkiler” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı, “sapkın akımlar” söylemini, Kadın ve Demokrasi Derneğince (KADEM) “Kültürel Kodlar ve Kadın” temasıyla düzenlenen “5. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi”nde yaptığı konuşmada da tekrar etti.

Homofobik nefret siyasetinin Ekim gündemi

AKP Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin farklı bölgelerinden sivil toplum kuruluşları platform temsilcileri ile buluştu. Kayseri Gönüllü Kuruluşlar ve Mazlumder Şube Başkanı Ahmet Taş, “sivil toplum kurumlarının tespitine göre çözüm bekleyen ve çözümü için kendilerinin de katkı verebileceği konuları” ve çözüm önerilerini sayıyor: “Nüfus artışındaki hızlı düşüş, evliliklerin azalıp nikahsız birlikteliklerin artması başta kadın erkek ilişkilerindeki ahlaki çöküntü, LGBT, cinsiyet eşitliği ve eşcinsellik akımının gündeme alınıp çözüm yollarının aranacağı sivil toplum ve ilgili bakanlıkların katılacağı çalıştayların yapılması.”

LGBTİ+’ların var olma ve hayat hakkını hedef alan “aile” mitinginin “LGBTdayatması” dezenformasyonunun ardından, Hürriyet’e konuşan Aile ve Soysal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “nefret söylemini yanlış buluyorum” açıklamasını, gelen tepkiler üzerine, zaten baştan söylemiş olduğu “eşcinselliği normalleştirmek ya da normal görmek gibi bir lüksümüz yok” sözünü, “eşcinselliği normalleştirmek gibi bir bakış açımız asla olamaz” tekrarının tekrarını bir kez daha tekrar etti: “LGBT lobisi var… eşcinselliği normalleştiren baskı…”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, LC Waikiki Yalova Lojistik Merkezi Açılış Töreni’nde, 2020 Temmuz ayından kalma konuda konuşuyor: “Dünyada bir LGBT ve cinsiyetsizlik dayatması varken LC Waikiki’nin ürünlerinde LGBT çağrışımı yapan işaretlerin kullanılmamasına yönelik insiyatifi çok değerli Cinsiyetsizliğin dayatılmasına,aile mefhumunun altının oyulmasına eyvallah demeyiz Biz aileyi savunmaya devam edeceğiz”. Bakan, homofobik nefret söylemini sarf ederken, Yalova Valisi Muammer Erol, AKP Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol, Belediye Başkan Vekili Mustafa Tutuk, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, AKP İl Başkanı Muğlim Bağatar ile kurum müdürleri ve çalışanlar da hazır bulundu.

Saadet Partisi, LGBTİ+’lara yönelik kurumsal ayrımcılık ve nefret suçlarını savundu ve ayrımcılık çağrısı yapan homofobik nefret söylemi saçmanın serbest olmasını istedi: “İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar uygulamaya koyacağını, LGBTİ’ye karşı çıkmayı nefret suçu sayacağını açık açık beyan edenlere de karşı duralım… Biz diyoruz ki; bu zamana kadar faize, zinanın suç olmaktan çıkarılmasına, Siyonist İsrail’le dostluk kurulmasına, ABD ile stratejik ittifaka, AB uyum yasalarının uygulanmasına nasıl karşı durduysak, tüm bunlarla birlikte İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar uygulamaya koyacağını, LGBTİ’ye karşı çıkmayı nefret suçu sayacağını, 4-6 yaş Kur’an kurslarının kapatılmasını talep edeceğini, AB uyum yasalarını ve normlarını uygulamaya devam edeceğini, AB üyelik sürecine hız vereceğini açık açık beyan edenlere de karşı duralım ve inancımızın gereği neyse onu yapalım.”

Yeniden Refah Partisi MKYK Üyesi, “STK Başkan Yrd., Aile ve Sosyal Politikalar Kurulu Başkanı”, aşı karşıtı, cinsiyet eşitliği karşıtı ve psikolog da olan Mikdat Ertembir kez daha, DSÖ dahil toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan feminist ve LGBTİ+ örgütleri dahil hepsini kapatacağız diye saymaya devam ediyor: “LGBTİ Dernekleri, Feminist orgüt, tüm Vakif ve yan kuruluşlarını kapatacağız. Sorumlularına ağır cezalar getirip sapkınlığa izin vermeyeceğiz. Neslimizi ve Ailemizi kökü dışarda bu sapkın örgütlerden koruyacağız.”

Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen Konya Üniversite Şube Başkanı Şenol Metin, sosyal medya hesabından, “LGBT Stratejilerine yasal koruma sağlayan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek ile güzel bir başlangıç yaptık. Süreç kararlılıkla devam ettirilmelidir. Aile hukukumuz insani, islami perspektif ile yeniden düzenlenmelidir” buyuruyor. Konya’dan sendikacı, “Milli güvenlik siyaset belgesi “LGBT”yi birincil tehdit saymalı” diye devam ediyor.

LGTBİ+’lara karşı kurumsal ayrımcılık ve nefret suçu çağrısı yapan nefret mitingleri Ekim ayında UrfaKonya ve Ankara ile devam etti. LGBTİ+’ların eşit yurttaşlık haklarına karşı “aile” buluşması adı altında Eylül ayında İstanbul’da başlayan mitingle memleket gündemine gelen homofobik nefret kampanyası bir senedir sürüyor. Konya’da, “LGBT Dayatmasına Karşı Büyük Aile Yürüyüşü” mottosuyla yapılan yürüyüşe AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKP Konya Milletvekili de katıldı.

Homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem doğrudan üreticisi hükümet medyası

LGBTİ+’lara karşı nefret siyasetini sahiplenen hükümet yanlısı medya, homofobik nefret söyleminin hem aracısı hem doğrudan üreticisi olmaya Ekim ayında da devam etti.

Kamu temsilcilerinin ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesini gözetmeyip LGBTİ+ yurttaşlara yönelik ayrımcı bir dille sarf ettikleri nefret söylemi ile gongo’ların kurumsal ayrımcılık ve nefret suçlarına çağrıya varan eylem ve söylemleri hükümet yanlısı medya aracılığıyla yayılmaya devam ediyor.

LGBTİ+ toplumu ve kurumlarını düşmanlaştıran, manipülasyon, dezenformasyon ve provokasyonlarıyla hak savunucularına, LGBTİ+’lara ve örgütlerine saldıran, nefret söylemini doğrudan üreten, yayan, okurlarıyla takipçilerini teşvik eden hükümet yanlısı ve muhafazakâr medyanın aracı olduğu homofobik nefret siyaseti Ekim ayı boyunca şöyle seyretti…

Muhafazakâr merkez medyadan Yeni Şafak gazetesi, CHP Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi Yunus Emre’nin, “Avrupa Konseyi değerleri”ni hatırlatmasını karşılıyor: “Yine şaşırtmadılar: CHP’li Yunus Emre LGBT’yi savunup Erdoğan’ın sözlerine karşı çıktı”

Yeni Şafak’ın, “LGBT’yi savundu” ithamıyla hedef aldığı CHP’li Yunus Emre, Cumhurbaşkanı’nın LGBTİ+’ları hedef alması ve hedef göstermesini eleştirmiş, “Avrupa Konseyi değerleri”ni hatırlatmıştı: “Cumhurbaşkanının hedef gösteren tutumunun desteklenecek bir tarafı yok. Netice itibarıyla altılı masanın beyannamesinde Avrupa konseyi değerleri uygulanıyor. Bunlar için yola çıkmak için insanlar, insanın hedefe konulmasını, insanın düşman olarak kodlanıp topluma sunulmasını, bunu kabul edebilirler mi, böyle bir şey olur mu?”

CHP’li Yunus Emre, Erdoğan’ın, “Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz” sözlerini hatırlatıp, Yeni Şafak’ın kendisini hedef almasına ise sosyal medya hesabından şu karşılığı verdi: “LGBTİ bireylerin bir parça oy uğruna düşmanlaştırılmasını kabul etmiyoruz. Yandaş medyanın bizi bu konuda hedef haline getirmesine şaşırdığımı da ayrıca söylemek istiyorum. Sonuçta Sayın Erdoğan’ın görüşlerinden çok farklı şeyler söylemiyoruz :)”

Yeni Şafak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın, Anadolu Ajansı Editör Masası’ndan ayrımcı sözlerine aracı oluyor: “LGBT lobisini görmemek için kör olmak lazım… Dünyada çok ciddi bir LGBT lobisi var, bunu görmemek için kör olmak lazım. Eşcinselliği normalleştiren neredeyse norm haline getiren bir süreç var.”

Cumhuriyet, Bakan’ın, LGBTİ+’ları hedef aldığı kaydı düşerken, Yeni Şafak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın, “LGBT ve cinsiyetsizlik dayatması”, “LGBT çağrışımı yapan işaretler” nakaratlarına olduğu gibi aracı oluyor: “Aile mefhumunun altının oyulmasına eyvallah demeyiz.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın ayrımcı sözleriyle LGBTİ+ yasağını savunması Takvim’i kendinden geçiriyor: “Türk markası LC Waikiki’den LGBT lobisini çıldırtacak karar! Bakan Mustafa Varank teşekkür etti”

Tekstil firması LC Waikiki’nin Temmuz 2020’den kalma “gökkuşağı” yasağı, Ekim ayında bir kez daha gündeme gelirken, Yeni Şafak, ayrımcılığa aracı oluyor: “Ünlü markadan örnek hareket: LC Waikiki LGBT çağrışımı yapan ürünler üretmeme kararı aldı”

Yeni Şafak, LGBTİ+’lara yönelik şiddet ve nefret suçlarına karşı çıkan sözleri, “çirkin açıklamaklar” olarak adlandırdı: ““LGBT’li kardeşimin saçının teline zarar gelecekse ben bu başörtüyü açarım burada yakarım.” -İslam’a aykırı söylemleri sebebiyle Diyanet’ten ihraç edilen Fatma Yavuz, HDP’nin düzenlediği programda çirkin açıklamalarda bulundu.”

Yeni Şafak, LGBİ+ karşıtı nefret yayınıyla, belediyelerin eşitlik çalışmalarına da karşı: “CHP’li Esenyurt Belediyesi Meclis toplantısında LGBT’nin kurumsallaşması için ‘eşitlik müdürlüğü’ kurma talebi gündeme geldi. AK Parti’li üyelerin “LGBT propagandası” nedeniyle karşı çıkması sonucu reddedildi ancak proje, Türkiye genelinde 29 belediyede faaliyet gösteriyor.”

Yeni Şafak’tan “sözde LGBT bayrağı” söylemi: “LGBT bayrağı açarak ‘özgürlükten’ bahsedenler Kadıköy’de çarşafa saldırdı…”

Aydınlık gazetesi, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı belediye meclislerinde AKP’lilerin yürüttüğü homofobik nefret siyasetine ortak olurken, Vatan Partisi’nin Ulusal’ı, “CHP’li Eskişehir Tepebaşı Belediyesi de LGBT dayatmasına destek olanlar kervanına katıldı: LGBT derneği ile anlaştı” başlığı atıyor: “Tepebaşı Belediyesinin resmi olarak LGBT destekçisi Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği ile işbirliği yaptığı ortaya çıktı” Aydınlık ise Kaos GL Derneği’ni de doğrudan hedef aldığı, “Emperyalizmin renkli ağı LGBTİ ve Türkiye’deki destekçileri” yayını ile devam ediyor: “Batı emperyalizminin çevre, kadın, özgürlük ve insan hakları adı altında ulus devletlere karşı saldırı girişimi, LGBTİ türünden eşcinselliği kurumsallaştıran ve insan doğasına aykırı bulunan örgütler eliyle sürdürülüyor.”

Millî Gazete, Fikirde Birlik ve Mücadele Platformu Başkanı Kürşat Mican ve Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Eryılmaz’ın, “LGBT Propaganda ve Dayatmasına yasalarla ‘dur’ denilmesi”ni istedikleri kurumsal ayrımcılık ve nefret suçu çağrısı yapan sözlerine aracı oldu: “LGBT sapkınlığına karşı 150 bin imza toplandı! Şimdi sıra siyasilerde” Gazete’nin muhabiri sosyal medya hesabından devam ediyor: “Türkiye halkı LGBT sapkınlığına karşı ayağa kalktı. LGBT karşıtı yürüyüşün ardından şimdi de LGBT’ye karşı hukuki alanda harekete geçilmesi için 150 bini aşkın sayıda imza toplandı.”

LGBTİ+ karşıtı nefret mitinglerinde nöbetleşen şehirlerde karşımıza çıkan, kendini aynı zamanda TİHEK Türkiye İnsan Hakları Kurumu İstişare Komisyonu Üyesi olarak tanıtan Türkiye Aile Meclisi ve Adalet Platformu başkanı Adem Çevik, HÜDAPAR’ın yayın organı Doğruhaber Gazetesi’ne konuşuyor: “küresel sapkın şebekelerden Kaos/GLBTQP soykırım lobisi”

“Aileni Neslini Koru önceAile diyen” aileleri “camilerde fiili dua basın açıklamasına” çağırmaya devam eden “Türkiye Aile Meclisi ve Adalet Platformu başkanı”nın davet yazısı, “İstanbul İbne – Dönme İşgalinden De KurtarIlmalıdır” başlığı altında gene aynı nefret nakaratı: “hem KAOS/GL/LGBTİQ karşı olup hem de onlara lojistik destek bizim içimizdeki beyinsizlerin yaptiklarina dilimizle elimizle mücadele etmeyip kalbimizle de nefret etmediğimiz  sessiz kalarak sapiklikkara 4 maymunu oynayarak destek olduğumuz için bizler de  helak olanlardan oluruz…”

“İslam ve İhsan” isimli sosyal medya hesabının, “İslam ve İhsan yolunda…” yaptığı paylaşım: “Eşcinsellik gibi sapkın yönelimlere kim, neden özendiriyor? Sapık söylemler için nasıl bir dil ve söylem kullanılıyor?

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Trans kadına saldırıp ormanlık alana atan erkek yargılanıyor

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0